KURŞUNLU CAMİ
Çarşı içinde kendi adı ile anılan meydanda, alçak bir kuşatma duvarı ile çevrili avlu içinde yer alır. Güneyinde haziresi vardır. Cami. kuzeyinde üç bölmeli son cemaat yeri ile sekizgen yüksek bir kasnağa oturan tek kubbenin örttüğü kare planlı harimden ibarettir. Cami, harim kapısı üzerindeki iki satırlık inşa kitabesine göre 1496 tarihinde yapılmış; bu kitabenin üstündeki sıva üzerine yazılı olan tamir kitabesine göre de 1780 yılında onarım geçirmiştir.
Camideki kalem işi süslemelerin yapılış tarihi kesin olarak belli değildir, Ancak, süslemelerin gösterdiği özellikler dikkate alındığında, bunların yapının 1780 tarihli onarımda yapılmış oldukları kabul edilebilir. Malzemesi ve süsleme türü ile kalem işlerinden ayrılan mihraptaki alçı tezniyat ise, mihrabın kemer alınlığında belirtilen 1835-36 yıllarına ait olmalıdır. Dolayısı ile yapı bu tarihlerde kısmi bir onarım geçirmiştir.
Caminin dışında süsleme sınırlı görülürken, harim de zengin kalem işi tezniyat dikkati çeker. Bu süslemeler mahfil, boşaltma kemerler, beden duvarlarındaki üst sıra pencereler ile kasnak ve kubbede yer almaktadır. Bunun yanı sıra mihrapta alçı süslemeye yer verilmiştir.
Kalem işi süslemelerinin en önemlisi mihrap duvarlarında üst pencerenin iki yanında kasnağın hemen yanında altında yer alır. Buraya Mekke ve Medine tasvirleri işlenmiştir. Batı taraftaki Mekke tasvirinde Kabe, kubbeli iki revak sırasıyla kuşatılmış, avlusunda ‘’Dört mezheb, Safa ile Merve, Süleyman Minberi, Kabe Kapısı, Zemzem Kuyusu ve Tavaf Yerleri belirtilmiş, Osmanlı dönemi örneklerine benzer şekilde bir veya iki şerefeli toplam yedi minareyle resmedilmiştir. Kabe’nin çevresinde evleri ve şehir kapısıyla Mekke şehri görüntülenmiş, sol tarafta Hz. Ebubekir ve Amberiye mescitleri tasvir edilmiştir. Doğu taraftaki Medine tasvirinde birbirine yaslanmış, istiflenmiş evlerin kuşattığı Mescid-i Nebevi beş minareli, kubbeli revaklı iki bölümlü avlusu ve Hz. Muhammed’in türbesi resmedilmiştir. Avluda ağaçlar yer alır. Şehrin sol tarafında belli belirsiz ağaçlar ve birkaç küçük bina bulunmaktadır. Kompozisyonların merkezini Mekke’de Kabe, Medine’de Mescid-i Nebevi teşkil etmektedir. Bunlar diğer yapılara göre oldukça büyük işlenmiştir. Perspektife önem verilmeyen tasvirlerde, evler, kırmızı kiremitle kaplı ahşap kırma çatılı ve iki katlıdır. Bunlar geleneksel Türk Evi gibi düşünülmüş, böylece tasvirlerde bir yandan verilmek istenen mesaj ana hatlarıyla belirtilirken diğer yandan hayali ve kavram resmi nitelikleri ön plana çıkmıştır. Her iki tasvirde de evlerin çatıları kırmızıya boyanmış, diğer elemanlarla yeşil, sarı ve mavi renkleri ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Tasvirlerin arasındaki pencerenin ve aynı hizadaki diğer pencerelerin etrafı stilize edilmiş bitki motifleriyle çerçevelenmiştir.
Kasnak pencerelerinin iki yanında kalem işi tekniğinde yapılmış birer sütünce bulunur. Bu sütüncenin başlıklarından çıkarak uzanan ‘’S’’ kıvrımları kasnağın üst kısımlarını bir şerit halinde boydan boya dolanmaktadır. Kasnağın pencere aralarında kalan duvar yüzeylerinde büyük birer madalyon bulunmaktadır. Madalyonun içleri ortada birer Mührü Süleyman motifi olmak üzere, yazılarla doldurulmuştur. Sütüncelerin üzerinde sarı siyah ve yine sarı renkli süslemesiz şeritler yer alır. Bunların üzeride kubbe eteğini boydan boya çevreleyen geniş bir yazı kuşağı bulunmaktadır. Yazı kuşağının üzerinde boyuna dikdörtgenlerle ayrılmış bir şerit, onun üzerinde de palmetlerin yer aldığı bir süsleme şeriti yer alır.
Harimin kuzey duvarında yer alan ahşap kadınlar mahfilin de kalem işi süslemeler bulunmaktadır. Mahfilin mihraba bakan yüzünde panolar içinde yazı motifleri bulunmaktadır. Mahfilin altı üç bölüme ayrılmıştır. Yan bölümler aynalı tonozlu, orta bölüm küçük kubbelidir. Kubbenin içi yazı motifleri ile doldurulmuştur. Kubbenin merkezinde ‘’Mührü Süleyman‘’ motifi bulunmaktadır. Kurşunlu cami inşa kitabesinde ‘’Bu caminin binası hayırlar ve iyilikler sahibi Hoca Seyfettin tarafından yapıldı. Şerefli ve mübarek mescidin yapımı 902 senesinin Safer ayında tamamlandı’’ Hacı Saruhan oğlu Hoca Seyfettin’in Kula’da bir cami, caminin yanında bir kuyu, zaviye ve yetimhane, ayrıca dükkanlar; Kula’nın 15 km kuzeyinde Gediz nehrinin yanında dört değirmen ve bir han yaptırdığı ve vakıf ettiği anlaşılmaktadır. Hoca Seyfettin bunlardan başka değirmenlere yakın bir yerde Gediz nehri üzerine bir köprü inşa ettirmiştir. Bu gün bu köprü Boğaz, Bahas Köprüsü ismi ile adlandırılmaktadır.
ESKİ CAMİ
Düz ahşap tavanlı ve kırma çatı ile örgülü, kareye yakın dikdörtgen planlı bir yapıdır. Kuzeyi arazinin eğiminden dolayı bodrum katı ile değerlendirilmiştir. Kula’nın en eski camisi olduğu söylenen yapıda 1815 -16 tarihli tamir kitabesi vardır.
Cephelerde moloz taş kullanılmasına karşılık, minarenin kaidesinde kesme taş ve tuğla almaşık uygulanmıştır. Yapının güney cephesinde altta iki büyük, üstte iki küçük dikdörtgen pencere açıklığı vardır. Alt sıradaki pencerelerden kuzeydekinin üstünde mazgal pencere yer alır. Alttaki bu pencere sivri kemerli alınlığa sahipken, güneydeki pencerenin alınlığı boşaltılarak büyütülmüştür.
Yapının güney cephesinde altta iki büyük, üstte iki küçük dikdörtgen pencere açıklığı vardır. Alttaki pencerelerin arasında kalan cephe yüzeyinde tuğladan iki rozet görülmekte; bunların arasında ise enine uzayan yine tuğladan yapılmış balık sırtı şeklinde süsleme bulunmaktadır. Cephenin doğu ucunda, konumu ve camiye bitişme tarzı dikkate alınırsa buraya sonradan ilave edildiği anlaşılan minare yer alır.
Minarenin kare planlı kübik kaidesinden silindirik gövdesine geçiş, sekizgen bir kütle üzerindeki prizmatik üçgenlerle sağlanmıştır. Sekizgenin her yüzünde tuğladan sivri kemerli sathi nişler vardır. Bunlardan güneydeki kapı açıklığı olarak değerlendirilmiştir. Şerefe altı mukarnaslıdır. Silindirik petek konik bir külahla son bulur. Minarenin yanındaki kapıdan avluya girilir. Avluya bakan doğu cephenin ortasında kapı, bunun güneyinde bir pencere, kuzeyinde ise sonradan eklenen iki katlı bir bina yer alır. Harimin, dikdörtgen kapısının üstünde tamir kitabesi vardır.
Harimin güney duvarındaki yarım daire planlı mihrap nişinin içi perde motifiyle süslenmiştir. Ahşap minber sadedir. Dıştan dikdörtgen olan alttaki pencereler içten yuvarlak kemerlidir. Kuzeyde ahşap direklerle taşınan mahfil vardır. Duvar yüzeyleri ve tavan boyanmıştır. Harim kapısı üzerindeki kitabeden, yapının mahalle sakinleri tarafından 1815-16 yıllarında tamir ettirildiği, Şerif adlı bir kişinin de kitabeye tarih söylediği öğrenilmektedir.
Caminin inşa tarihi belli değildir. 1520 tarihlerindeki Kütahya Sancağı tapu tahrir defterlerinde, Kula’daki dört mahalleden birisi ‘’ Köhne Cami Mahallesi’’ olarak geçmektedir. Bilindiği üzere ‘’köhne’’ kelimesi ‘’eski’’ anlamını ifade etmektedir. Bu verilere göre Eski Cami 1520 yılından önceki bir tarihte yapılmış olmalıdır.
HACI ABDURRAHMAN CAMİ
Caminin doğu, batı ve güney yönleri evlerle, kuzey yönünde ise kuşatma duvarı ile çevrili bir avlu içinde yer alır. Cami tek kubbenin örttüğü kare bir harim ile kuzeybatı köşesindeki minareden meydana gelir. Yapıda inşa malzemesi olarak moloz taş, tuğla ve az miktarda kesme taş ve tuğla almaşık kullanılmıştır: Kaidenin alt kesimindeki yatay ve dikey derzlerde tuğla adedi ikişer, üst kesimde birer tanedir. Tuğla, köfeke taş ve granit taşıyla yapılmış moloz örgüye sahip duvarlarda taş ve tuğla almaşığına rastlanmaktadır. Duvarlar muhtemelen sonradan elden geçirilmiştir. Kübik alt yapının köşelerinde tuğladan iki sıra kirpi saçak görülür. Kiremit kaplı kırma çatı ile örtülü ve düz ahşap tavanlı son cemaat yerinin kuzey cephesi iki yanda duvarlara, ortada ise üç sütuna oturan bağdadi kemerli dört açıklığa sahiptir. Harimin kuzey cephesinde üstte, ortada düz lentolu küçük bir pencere; altta, iki yanda diğer cephelerdeki gibi birer pencere, ortada ise sivri kemerli yüzeysel bir niş içine alınmış dikdörtgen bir kapı açıklığı yer alır. Açıklığın hemen üzerinde inşa kitabesi vardır.
Harim içten de kubbeyle örtülüdür. Kubbeye geçiş pandatiflerle sağlanmıştır. Duvarlar üstteki pencereleri de içine alan boşaltma kemerlerleriyle güçlendirilmiştir. Giriş eksenindeki, dikdörtgen bir çerçeve içine alınan mihrap yenilenmiştir. Kula’da 18. yüzyılın sonlarında onarım ve inşa faaliyetinin artış kaydettiği görülmektedir. Hacı Abdurrahman Camii’ndeki onarım ve ilaveler de bu tarihlerde yapılmış olabilir. Harim kapısının üzerindeki kitabeden Hacı Abdurrahman adlı kişinin 1574-75 yıllarında bu camiyi inşa ettirdiğini öğrenmekteyiz. Kitabe de ise ‘’Hayırlar ve iyilikler sahibi merhum ve mağfur Hacı Abdurrahman bu camii şerifi 982 hicri senesinde bina ettirdi’’yazmaktadır.
HACI RECEP CAMİİ
Kırma çatı ile örgülü ahşap tavanlı yapının sağır olan güney ve batı cepheleri bitişiğindeki evlere yaslanmakta, doğu cephesiyle son cemaat yerinin bulunduğu kuzey cephesi avluya bakmaktadır. Caminin kitabesi yoktur. Ancak süsleme özelliklerine göre bir tarihlemeye gidilebilmektedir. Caminin bitişiğindeki aynı ailenin yaptığı ev üslup özelliklerine göre 18. yy tarihlenmektedir. Bu evdeki sütun başlıkları ve tavanlar ile büyük benzerlik gösteren bu nedenle aynı usta tarafından yapılmış olabileceği düşünülmektedir. Caminin süslemeleri Soğuk kuyu cami’deki tavan süslemesi ile de benzerlik göstermektedir. Bu nedenle Hacı Recep Caminin dönem özelliklerine göre 18. yy’da yapılmış olduğu kabul edilmektedir.
Camideki kalem işi süslemeler, ahşap tavanda ve kadınlar mahfili’nin altında bulunmaktadır. Tavan göbeğinde çıtalarla geometrik bir örgü oluşturulmuştur. Bu örgü içine papatya çiçekleri yerleştirilmiştir. Zemin kızıla çalan bir renktir. Papatya’nın yaprakları sarı, ortası yeşil renktir. kadınlar mahfili’nin altındaki motifler tavan göbeğindeki motiflerle çok büyük benzerlikler göstermektedir. Tek fark, tavan göbeğinde yuvarlak hatlara sahip olan örgü, kadınlar mahfili’nin altında karedir. Ancak kadınlar mahfili’nin altındaki süslemeler günümüzde yoktur.
NECİP CAMİ
Halk arasında, eskiden Tekke Cami, Kızlar Cami diye adlandırılan bu yapı, kırma çatı ile örtülü ahşap tavanlı asimetrik dikdörtgen bir harim ile kuzeyindeki son cemaat yerinden meydana gelmektedir. Son cemaat yerinin kuzeybatı köşesinde minaresi bulunmaktadır. Yapının duvarlarında moloz taş kullanılmıştır.
Kuzeyde, üç ahşap direkle taşınan son cemaat yerinin doğusu harimden dışa taşmaktadır. Minare kaidesi kare planlıdır. Kaideden sonra her yüzünde sathi birer niş bulunan sekizgen bölüm ve prizmatik üçgenlere sahip pabuçla silindirik gövdeye geçilir. Şerefe altı mukarnaslıdır. Silindirik petek konik külahla son bulur. Minarenin kapısı üstünde inşa kitabesi yer alır.
Son cemaat yerinde, minarenin hemen yanındaki merdivenle mahfile çıkılır. Güney batı köşede bulunan başka bir merdivenle harimin kuzeybatı köşesinin altındaki bir odaya inilir. Burası, doğu ve batı duvarlarında dikdörtgen birer niş, güney duvarında ise mukarnas kavsaralı mihrabı bulunan dikdörtgen bir mekandır. Bodrum katında böyle bir mekanın olması buranın bir ‘’çilehane’’ olabileceğini akla getirmektedir.
Kuzey cephesinin ortasındaki dikdörtgen kapı açıklığından harime girilir. Düz ahşap tavanın ortasında küçük ölçüde ,bağdadi bir kubbe vardır.Giriş eksenindeki mihrap ile güney batı köşedeki ahşap minber sadedir. Kuzeydeki mahfil, duvarlar ve iki ahşap direk tarafından taşınmaktadır.
Caminin inşa tarihi belli değildir. Minare kapısındaki kitabeden, Seyyid Hacı Hasan adlı kişinin daha önce mevcut olan mescide 1783-84 tarihlinde bir minare inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Caminin inşa kitabesinde ise ‘’Dindar ve hak yolda olan Seyyid Hacı Hasan en güzel malını din yolunda harcadı. Bu minareyle temiz mescidi süsledi, Ulu Allah hayır sahibine bol sevap versin. Bu güzel ve ince sözle, bu menkut tarih mısrasıyla, ‘’Ne güzel çağrı merkezine güzel seçkin hayır 1198 hicri’’yazmaktadır.
PAŞA CAMİ
Kırma çatı ile örtülü, enine dikdörtgen bir harim ile kuzeyinde ahşap tavanlı son cemaat yerinden meydana gelmektedir. Son cemaat yerinin batısında minaresi vardır. Caminin inşa tarihi belli değildir. Minare kapısının üstündeki kitabeden, Safer-zade adında bir kişinin 1783-84 tarihinde daha önce mevcut olan yapıya bir minare inşa ettirdiğini, Şerif adlı kişinin de kitabeye tarih düştüğünü öğrenmekteyiz.
Camideki kalem işi süslemeler, harimdeki kubbede bulunur. Kubbenin yüzeyi yatay olarak üç süsleme şeridine ayrılmıştır. Alttan itibaren birincisinde yazı; ikincisinde yazı ile değerlendirilen madalyonların aralarında çiçekler ve kandiller; üçüncüsünde çiçek desenli perdeler yer almaktadır. Kubbenin göbeğinde ise yazı bulunmaktadır. Burada bazı harflerin kolları uzayarak merkezde altı kollu yıldız ve ‘’Mühr-ü Süleyman ‘’ motifi meydana getirmiştir.
SOĞUK KUYU CAMİİ
Dıştan kırma çatı ile örtülü ahşap tavanlı yapı kareye yakın enine dikdörtgen planlıdır. Caminin inşa tarihi belli değildir. Halk tarafından Kula’nın fethi sırasında şehit olan Seyit Yahya Dede’nin vasiyeti üzerine yapılmış olduğu söylenirse de, yapı bu gün 14. yy ait özellikler taşımaktadır. Tarihlendirmede kullanılan bazı veriler minarede toplanmıştır. Soğuk Kuyu cami minaresi gibi, kare planlı kaidenin üzerinde her yüzü sivri kemerli sathi birer niş halinde düzenlenen sekizgen priz mal kısımdan sonra, prizmatik üçgenler gibi sistemlere sahip birer pabuçla gövdeye geçirilen minareler Tire, Bergama, Kula gibi aynı bölge örneklerinde 15. yy ikinci yarısı ile 16.yy’da toplanmaktadır. Ayrıca minarenin sivri kemerli nişlerinde görülen tuğla rozet süslemenin benzer örnekleri 14. ve 15. yy Bursa yapılarında yoğunlaşmakta, 1520 yılından önce yapılmış olması gereken Kula Eski Cami’de de görülmektedir. Bunlara göre Soğuk Kuyu Cami’de 15-16 yy’da yapılmış olabilir. Yapı daha sonra geçirdiği onarımlarla bugünkü şeklini almış almıştır. Harimin genişletilmesi ve 18.yy Kula evlerinde yaygın olarak karşımıza çıkan tavan süslemeleri minarenin tamiri sırasında yapılmış olabilir.
Camideki kalem işi süslemeler tavan göbeğinde bulunmaktadır. Tavan göbeği iki bordürle çevrelenmiştir. Dıştaki bordürde papatya motifleri bulunur. Papatya motifleri birbirine yaprak ve dallarla bağlanarak kesintisiz bir şekilde devam ettirilmiştir. Bordürün zemini yeşildir. Çiçeğin yaprakları sarı, ortaları ise kırmızı renklidir. İçteki bordür boş bırakılmıştır ve kırmızı renge boyanmıştır. Süslemenin bulunduğu dikdörtgen zemin çapraz şekilde yerleştirilmiş çıtalarla baklava dilimine benzer geometrik bir örgüye sahiptir. Bu örgünün içinde, ortası siyah yaprakları sarı renk olan papatyalar bulunur. Yaprakların konturları siyah, ince çizgilerle belirtilmiştir. Zemin hardal rengine yakın renktir. Örgünün köşelerinde yeşil renkli yaprağı andıran motifler vardır.
Harimdeki minare kapısını üstünde 1784 - 85 tarihli tamir kitabesi bulunmaktadır. Kitabeye göre, oldukça harap bir haldeki minare Göldeli Zade Halil Ağa tarafından tamir ettirilmiştir.
* Rüstem BOZER Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Çoğrafya Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü



